İslam Şiarında Irkçılık Mefhumu
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Yaradan, ilk insan olan Hz. Adem’i topraktan yaratıp bilahare eşi Hz. Havva’yı yarattı. Hz. Adem evrende müstesna biçimde yaradılışın kendisidir. Kur’an-ı Kerim’de Nisa Suresi 1. Ayet buna delildir. Ayette: "Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan, ikisinden birçok erkek ve kadın üretip yayan Rabbinize itaatsizlikten sakının. Adını anarak birbirinizden dilek ve istekte bulunduğunuz Allah'a saygısızlıktan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir." diye geçmektedir.
Ayet, tüm ırkların Hz. Adem ve Hz. Havva’nın çocuklarının evlilikleri yoluyla çoğaldığını kesin şekilde kanıtlar. Hz. Havva’nın her doğumunda ikiz çocukları doğar ve ayrı batından(karından) doğan çocuklar birbirleriyle evlenebilir. Bu vaka sonsuz kudret ve azamet sahibi Allah’ın iradesindendir. Yeryüzünde akrabalık bağı oluşumu başlayınca akraba çeşitliliği artıyor ve kardeş evliliğinin gerekli olduğu zaruret ilkesi Allah’ın emriyle Hz.Adem’in oğlu olan Hz. Şit şeriatı üzere son buluyor ve yasaklanıyor.
Yaşanılan kaidenin beraberinde makul olan ise üstünlük ve böbürlenmekten ziyade insanların birbirlerinden uzak ve yabancı kalmaması adına iletişim halinde olması ve kaynaşmasıdır. Biliriz ki hepimiz aynı anne ve babadan üredik bu bakımdan denk ve kardeşiz. Yaradan Allah azze ve celle’nin kudreti ile bizi yarattığı soy üzerinden başka soy üzeri olan Müslüman’a ayrımcılık ve taşlamayı fırsat bilmemeliyiz, bu hal ümmet bilincini zedeler ve batıl görüşleri taassup derecesinde benimsemeye sebebiyet verir. Irkçı düşünce yapısı üzerinde yol alanlar sadece muhalif görüşlere seçicilik arz etmiyor, bununla birlikte soydaşları içerisinde dahi ayıklama ve ötekileşmeyi teşkil edip beraberlik suretini zayi ediyor.
Allah azze ve celle, Kur’an’dan biz kullarına bildirir: Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli(en üstün) olanınız O'na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır(takva sahibi olanınızdır). Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır." (Hucurât / 13)
Durumun çıkarımını Rasûlullah efendimizin ( s.a.v.) kelâmı ile güçlendirelim;
Cübeyr b. Mut'im'den nakledildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık davası uğruna savaşan bizden değildir. Irkçılık davası uğruna ölen bizden değildir. " (Ebu Davud, Edeb, 111-112)
Dil, kültür, soy farklılık gösterir fakat inandığımız İslam dini bize ümmet olmayı, bir başka olguya değiştirmememiz gerektiğini çetince vurgular. Bütün milletleri hak üzere yekvücud edip birleştiren, ayrımcılık yapmadan hakkı gözettiren yine Allah’ın kanunlarıdır. Aksi ise menfi sonuçları beraberinde getirmektedir. Davamız hepimizi İslam uğurunda birlik ve beraberlikle neşreder, şahsımıza kıymet kazandırır.
Bizlere hak ile batılı ayırt etme kabiliyeti veren, bu mükemmel nizamın yaratıcısı olan Allah’a hamd lazım gelir!
Elhamdulillâhi Rabbi’l-âlemîn
Yorumlar